| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | İletişim | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARTavsiye |
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE
12 /EYLÜL/ 1980 Türkiye’nin tarihinde demokrasiye atılan bombanın patlatıldığı ve halkı sessizliğe gömen bir güdümlü ve gürültülü bir faşizmdi. Şimdiki, 30 yıl sonraki 12 /EYLÜL/ 2010 ise, bombanın ses etkisinin duyulmayacağı, ama halkımızı karanlığa gömecek bir parti faşizmi, AKfaşizm olabilir. 12 eylül tarihi neden seçildi ? BENİM GARİBİME GİDİYOR ? Sayın Başbakan ve 9 yıllık AKEPE partisinin 12-EYLÜL-1980 kara eylül darbesinden haberleri bile yokken, o tarihlerde siyasetleri yargılanmamış ve hiçbiri idam sehpalarına çıkarılmamışken, nasıl oluyor da bugün, 12 EYLÜLÜN RÖVANŞINI ALACAĞIZ V.S diyebilmektedirler. Bu arada Necmettin ERBAKAN’da 12 eylülde yargılanmıştır falan derseniz, ben de Necmettin ERBAKAN’ı konuşmuyoruz, o şimdi Saadet Partisinde derim. Şimdi birisinin çıkıp sorması gerekmez mi…Yahu sizin ne kaybınız oldu 12 eylül 1980’de de, bugün çıkıp mağduru oynuyorsunuz ? Ve referandum gibi bir müesese için 12 eylül tarihini seçiyorsunuz ! …. AKP’nin argümanı yanlıştır, geri tepecektir. R. TAYYİP ERDOĞAN 12 EYLÜLDE NEREDEYDİ ? Benim yaptığım araştırmalara göre ; Recep Tayyip Erdoğan 12 EYLÜL 1980 tarihinden önceki ve sonraki döneme denk gelen hayatında, Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl boyunca futbol oynamaktaydı. Ekmeğini adeta TOP’tan çıkaran bir gençti. İhtilalde, 25 yaşındadır ve İstanbul Belediyesi İETT’de çalışıyor gözüken maaş alan bir FUTBOLCUYDU. 12 Eylül zulmünden nasibini alan bir FUTBOLCU hiç duymadım. Hatta bu yüzden, postaldan, askeri darbelerden korkmuş ve sinmiş kişiler hep ; NE SAĞCIYIM NE SOLCU, FUTBOLCUYUM, FUTBOLCU…diyerek, keyf-i hayat sürmekteydiler. R.Tayyip Erdoğan, Futbolu, 12 Eylül 1980 sonrasında bırakmıştır. Bazı kişiler asılırken o maçlara çıkıp görevini yapıyordu. 12 Eylül 1980’de, İstanbul Belediye Yönetimine askerler gelince İ.E.T.T’den ayrılmış, özel sektörde çalışmaya başlamıştır. Bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra da, 1982 yılında askere gitmiş, 1982 anayasası oylamasında muhtemelen oy bile kullanmamıştır. Askerlik dönüşünde ise ; İhtilal ürünü diyerek suçladıkları ANAVATAN PARTİSİNİ tercih etmeyip, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan, gine İHTİLALİN ÜRÜNÜ Refah Partisi ile siyasi hayatına başlamış ve 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve Refah Partisi M.K.Y.K üyesi seçilmiştir. İşbu ANAP partisinin devamı şimdi AKP’dir. Görüldüğü gibi ; R.Tayyip Erdoğan sıkıyönetim ve ihtilal mahkemelerinde İDAMLA yargılanan bir siyasi değildir ve beraber yürüdüğü tek bir arkadaşı, işkencelerle, hücrelerle ve SEHPAYLA tanışmamıştır. Şimdi, 12 eylül 1980 yılındaki futbolcu delikanlı, Başbakanımızdır ve esip-gürleyerek 12 Eylül Darbecilerinden hesap soracağını haykırmaktadır. Yol arkadaşlarından bazıları, 12 eylül idamlarını onaylayan meclisin üyeleri, oy verenleri ve 1984 ANAP’ında görev yapanlardır…! Sizce de garip bir durum değil mi ? DAHA GARİBİ… Sayın Başbakanın 12 eylül 1980 nin intikamı ve rövanşı olarak, KURNAZCA sunduğu anayasa değişiklik tasarılarına 1980 mağdurları olup ta, şimdi destek verenlerdir. 30 yıllık değişimin ürünü de, bu ÜLKÜCÜ VEYA KOMÜNİST dönmelerdir. Sahaya neden sürüldüklerini bilmeyen bu samimiyetsizler, kendi arkadaşlarına ihanet edenlerdir. Biraz hatırlatma yapacak olursam ; 12 eylülün SEHPAYA ÇIKARDIĞI ÜLKÜCÜLER… (TEMSİLİ RESİMDİR) 12 EYLÜL DÖNEMİNİN İDAMLARI 12 Eylül akabinde kurulan sıkıyönetim mahkemeleri, üst üste idam kararları vermeye başlarken, 1972’den beri fiilen uygulanmayan idam cezaları da, hızla infaz edilmeye başlanmıştır. Politik eylemleri nedeniyle idam hükmü alanların yanı sıra, adi hükümlülerin İDAM infazları da gerçekleştirilmiştir. Cezaevlerinin adi hükümlüleri, genelde siyasilerden destek alarak, siyasi mahkumları destekleyerek hep AF ümit etmişken, siyasiler yüzünden, onların da idamları gerçekleşivermiştir. 1980-84 yılları arasında, faili meçhuller ve işkencede öldürülenler hariç, ihtilalciler tarafından (50) kişi, törenlerle İBRET-İ ALEM için idam edilmiştir. Bunların 17’i sol, 9’u sağ görüşlü ve 23’ü de adli suçtan hükümlüdür. Ölüm cezası infaz edilenlerden birisi de, bugünkü PKK’nın kurucusu olan ASALA adlı Ermeni terör örgütü mensubu, Levon Ekmekçiyan’dır. (Esenboğa Olayı - 1982) Yakında, onun da heykeli dikilirse şaşırmayın. 12 Eylül Yönetim ve cuntası, yıllarca idam cezalarının infazında ısrar etmiştir. Hepimizin hatırladığı gibi, Kenan Evren 3 Ekim 1984’te Muş’ta yaptığı konuşmada “ Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz? ” demiş ve bu söz uzun yıllar belleklerimizde yer etmiştir. 12 Eylül döneminde sıkıyönetim askeri mahkemelerince, 517 sanığa idam cezası verilmiştir. Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam kararlarının sayısı ise 124’tür. Bunlardan, MGK’nın onayladığı ve onay sonrası hemen infazı yapılan 50’si dışındakiler için cezalar, fiilen müebbet hapse dönüştürülmüştür. Ölüm cezalarının infazlarına ilişkin onama kararları, 12 Eylül 1980 - 25 Ekim1981 arası Milli Güvenlik Konseyi (Konsey üyeleri kimlerdi ?) döneminde, 25 Ekim 1981 - 14 Ekim 1983 arası Danışma Meclisi (Bu meclisin üyeleri kimlerdi ?) döneminde, 6 Kasım 1983 sonrası ve 1984 yılında TBMM (Bu dönem milletvekilleri ve iktidar ANAP’ tı.) döneminde verilmiştir. (İleride, bu kişileri de ifşa edeceğim) Şimdi bu yazıyı okuyan ANAP’ın devamı olan AKP lilerden ve herkesten ricam şudur. Bu dönemlerde, bu idam kararlarını onayan meclislerde görev yapanlar kimlermiş ? Onama oyu atanlar kimlermiş ? Ve bugün bu kişiler neredeler ? Sakın ola ki, beraber olmayasınız… Takdir edersiniz ki bu meclislerde, bu mahkemelerde görev yapanların bugün çıkıp 12 EYLÜL den hesap sormaları, soruyormuş gibi görünmeleri, TİMSAH GÖZYAŞLARI MİSALİ… çok garip olur ! EVET, diyenleri önce bu yönüyle inceleyiniz. Bilindiği gibi, Türkiye'de 1984 tarihinden bu yana, ölüm cezaları uygulanmamaktadır. APO yu asmamak için de, bu ceza şimdi tamamen kaldırılmıştır. 12 Eylül döneminde ölüm cezası infaz edilenlerin LİSTESİ : Adı Soyadı Tarih Yer : Necdet Adalı (sol görüşlü) 7 Ekim 1980 Ankara // Mustafa Pehlivanoğlu (ÜLKÜCÜ) 7 Ekim 1980 Ankara // Serdar Soyergin (sol görüşlü) 25 Ekim 1980 Adana // Erdal Eren (sol görüşlü) 13 Aralık 1980 Ankara // Cevdet Karakaş (sağ görüşlü) 4 Haziran 1981 Elazığ // Veysel Güney (sol görüşlü) 10 Haziran 1981 Gaziantep // Ahmet Saner (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul // Kadir Tandoğan (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul // Mustafa Özenç (sol görüşlü) 20 Ağustos 1981Adana // İsmet Şahin (ÜLKÜCÜ) 20 Ağustos 1981 İstanbul // Seyit Konuk (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir // İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü)13 Mart 1982 İzmir // Necati Vardar (sol görüşlü)13 Mart 1982 İzmir // Fikri Arıkan (ÜLKÜCÜ) 27 Mart 1982 Ankara // Sabri Altay (adli suçlu) 23 Nisan 1982 Adapazarı // Cengiz Baktemur (ÜLKÜCÜ) 30 Nisan 1982 Elazığ // Şahabettin Ovalı (adli suçlu) 12 Haziran 1982 Sinop // Ednan Kavaklı (adli suçlu)18 Haziran 1982 Ankara // Ali Bülent Orkan (ÜLKÜCÜ) 13 Ağustos 1982 Ankara // Veli Acar (adli suçlu) 13 Ağustos 1982 Isparta // Eşref Özcan (adli suçlu)19 Ağustos 1982 Kayseri // Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu) 29 Aralık 1982 Afyon // Kazım Ergun (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Akşehir // Muzaffer Öner (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Amasya // Adem Özkan (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Balıkesir // Hüseyin Çaylı (adli suçlu)13 Ocak 1983 Afyon // Osman Demiroğlu (adli suçlu)13 Ocak 1983 Isparta // Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu) 22 Ocak 1983 Akşehir // Ali Aktaş (siyasi) 23 Ocak 1983 Adana // Duran Bircan (adli suçlu) 23 Ocak 1983 Denizli // Levon Ekmekçiyan (Asala) 28 Ocak 1983 Ankara // Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit // Ömer Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit // Erdoğan Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit // Mehmet Kambur (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit // Ahmet Kerse (ÜLKÜCÜ) 30 Ocak 1983 Gaziantep // Rıdvan Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir // Cavit Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir // Süleyman Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir // Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Keşan // Faik Görünmez (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Kilis // Mustafa Başaran (adli suçlu) 30 Mart 1983 Edirne // Hüseyin Üye (adli suçlu) 30 Mart 1983 Na!!!!! // Şener Yiğit (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Isparta // Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Ordu // Abdülaziz Kılıç (adli suçlu) 26 Mayıs 1983 Edirne // Halil Esendağ (ÜLKÜCÜ) 5 Haziran 1983 İzmir // Selçuk Duracık (ÜLKÜCÜ) 5 Haziran 1983 İzmir // İlyas Has (sol görüşlü) 6 Ekim 1984 İzmir // Hıdır Aslan (sol görüşlü) 24 Ekim 1984 İzmir... Bugün 40.000 kişinin katilinin beslendiği bir dönemde, hepsini rahmetle anıyorum. 12 EYLÜLDE ÜLKÜCÜLER… İhtilalin Ankara, Çankırı, Kastamonu illeri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından, 29 Nisan 1981 tarihinde 945 sayfalık bir iddianame ile tarihe MHP ve ÜLKÜCÜ KURULUŞLAR DAVASI olarak geçen davada, MHP Genel Başkanı Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ dahil, 220 Ülkücünün idamı istenmiştir... "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası" 5 yıl, 11 ay, 8 gün sürmüş, 7 Nisan 1987 tarihinde sonuçlanmıştır. 333 duruşmaya sahne olan "MHP ve MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası"nda 587 kişi sanık olarak yargılanmış, 220 ülkücünün idamı istenmiştir... Başbuğ Alparslan Türkeş mahkeme neticesi sonucunda 11 yıl, 1 ay, 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. 4 yıl, 5 ay, 28 gün tutuklu kalan Başbuğ Türkeş, akabinde tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak, 7 Nisan 1985 tarihinde tahliye edilmiştir. " MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası " sonuçlandıktan sonra, ÜLKÜCÜ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU, SELÇUK DURACIK, HALİL ESENDAĞ, AHMET KERSE, ALİ BÜLENT ORKAN, CENGİZ BAKTEMUR, CEVDET KARAKAŞ, FİKRİ ARIKAN, İSMET ŞAHİN, … 9 IŞIK gibi 9 ÜLKÜCÜ, idam edilmişlerdir... 12 Eylül 1980’le elbette bir gün hesaplaşacağız, çekilen çileleri unutmayacağız ve haklarımızı asla helal etmeyeceğiz… TABLOYA BAKALIM… Bu acı ve karanlık tabloda adı geçenlere göre, 12 EYLÜL 1980 tarihi hesap sorulacak bir tarih ve intikamı alınacak bir tarih ise, bunu kim/kimler yapmalıdır ? Bugünkü dışarıda hazırlanan ve emperyalistlerin güdümlü kalemlerince hazırlanan bu anayasa değişikliği tasarısında bu kişilerin bir tanesi, bir tanesinin yakını var mıdır ? Yoksa….Neden Başbakan üstüne basa basa darbecilerden hesap soracağını söyleme gereği hissetmektedir ? Bunlar soru işaretidir. En önemli soru işareti ise, nedenlerini kendilerinin şahsen bildiği sebeplerle, neden bazı sol veya ülkücü dönmeler bu 12 eylülle hesaplaşacağız safsatasını yutturmaya çalışmaktadırlar ? Bu süreçte bu maskeler düşürülecek ve gerçek niyetler halkımızca da görülecektir. 12 EYLÜL ANAYASASINA, 12 EYLÜLDE HAYIR DİYECEĞİM… (HAYIR’da, hayır vardır.) Çünkü ; - 12-eylül-1980 hesaplaşması sunumu, bir yutturmaca ve kandırmacadır. - Değişiklik milletin önceliklerine (işsizliğine-yoksulluğuna v.d) cevap vermiyor ve AB- ABD siparişi bir değişiklik paketi projesidir. Yeni bir TANZİMATTIR. - Projenin MİLLETE ait olduğunu sananlar, millet adına bu değişikliklere kimlerin katkı sunduğunu iyi görmelidirler, projede MİLLET yoktur. - Benim gibi toplumda huzursuz ve tedirgindir. DEVLET gerilmiş yay gibidir. Anayasal kurum ve kuruluşlar KAVGA içerisindedir. Bu kavga ve tedirginlik ortamından sağlıklı bir KARARIN çıkmayacağı da kesin gibidir. - EVET çıkarsa ; toplumda yeni kutuplaşmalar ve keskin çizgiler oluşacaktır. - 8 yıla yaklaşan icraatlarıyla işbu iktidar partisinin istismar ve şaibeli ilişkileri sorgulanmadıkça, iktidarın TÜRKİYE’nin ve TÜRK MİLLETİ’nin menfaatine bu değişiklik tasarılarının önümüze getirdiğini düşünmek, safdilliktir. - Bu projede ; demokrasi kahramanlarının söylediği gibi demokratik yöntemler ve uzlaşmalar yoktur, farklı seslere yer verilmemiştir. - Bu değişiklik projesi, vuvuzelalar gibi bütün gün medyada vızıldayan bölücülerin söylemlerine göre toplumsal kırılganlığı ve farklılaşmayı önümüze getirdiği, bölünmeyi mazur gösterdiği bir hazmettirme olduğu gerçektir. Teröristle kucaklaşmayı getirecektir. - Milletimizi bölmek, coğrafyamızı parçalamak uzak hedefine hizmet eden bir anlayışın ÖZGÜRLÜK olduğunu kabul edemeyiz. - Hukuku ve Yüksek Yargıyı da emrine alarak, dokunulmazlıklarını yandaş oluşturarak sağlamlaştıracak bir anlayışa, EVET diyemeyiz. EVET, yeni çatışmaların müjdesi olacaktır. EVET Şerdir. 1 OYUM VARDIR, O DA
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Sitemizde yer alan tüm haber ve resimlerin hakkı Genç Bayrak Gazetesi'ne aittir. Kopyalanması ve yazılı görsel basın
kaynaklarında yayınlanması izne tabidir ve kaynak gösterilmesi önemle duyurulur. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||